17 sene süren bir eğitim ve öğrenim döneminin ardından, 43 sene süren çalışma hayatıma son vererek, 2018 senesinin ilk aylarında YOL – THE PATH – LE CHEMIN adlı otobiyografi kitabımı yazmaya başladım. Kitabın ilk baskısı 2019-Ağustos ayında tamamlandı.

Kitabın tamamlanmasını takip eden günlerde aklıma yeni bir fikir geldi; daha doğrusu YOL kitabı bana bir ilham verdi: Kitapta yer alan kişiler, yerler ve olaylar hakkında şarkılar yapmak…

Şarkı yapmak, hiç şüphesiz müzik bilgisi ve şarkı sözü yazma becerisi gerektirir. Benim teorik müzik bilgim, sanırım, öğrenilebilecek müzik bilgisinin çok küçük bir yüzdesini kapsar. Pratikte ise, evet, belki uzun yıllardır gitar çalarım, belli bir stilim vardır, ama akustik gitarı bile benden kat be kat daha ustalıkla çalan nice müzisyenler var… Söz yazarlığıma gelince, bu kabiliyetim de, sadece annemin 1989 yılında vefatını takip eden dönemde, annem için yazdığım kısa bir şiirle sınırlıydı.

Değindiğim gibi, YOL’un bir bütün olarak ortaya çıkması, şarkılar bestelemek ve şarkı sözleri yazmak hususunda bana bir dürtü oldu. Kitabın bölümlerini tekrar gözden geçirdim ve hangi konular hakkında şarkılar yapabileceğimi saptadım. Uğraştırıcı bir işe girişmiştim: Zaman zaman ümitsizliğe kapıldım, ama 10 Mayıs 2020 tarihindeki Anneler Günü için Facabook’ta paylaştığım “Şaheserler Abidesi” şarkısına aldığım olumlu tepkiler benim için büyük bir moral kaynağı oldu. Şarkıda işlenecek konuyu tespit ettikten sonra söz yazmanın nispeten kolaylaştığını gördüm. Bazı şarkılar için önce sözleri yazdım, melodi daha sonra ortaya çıktı. Bazı şarkılar için ise, aklımdaki bir melodiye göre sözler yazdım. On-iki şarkının ana melodileri ve sözleri art arda ortaya çıktı. İlk bestemi 68 yaşımda yapmış oldum. Bu, sanırım elli küsur seneye yayılan müzik dinleme ve gitar, mızıka çalma birikiminin bir sonucu idi…

Gitar çalmaya ve şarkı söylemeye başladığım senelerin (’68 kuşağı) ve o senelerde içinde bulunduğum ortamların etkisinde kalmış olmalıyım ki, benim şarkı lisanım daha çok İngilizce olarak gelişti. Müzik türü olarak beğenim ise, “pop music” ve “country music” ve bunların alt türleri oldu.

“Country music” hususunda İngilizce lisanında şu anlama gelen bir söz vardır: “Country music yapmak için sadece üç akorda ve bir gerçeğe gereksinim vardır,” denir. Doğrusu, bu üç akort hususu benim de kolayıma gitti; gerçekler ise zaten “YOL” kitabında yer alıyordu. Yaptığım bestelerin çoğunluğu da tabiatıyla “country music” türünde, İngilizce lisanında ve hayatımda yaşadığım gerçekleri anlatan şarkılar olarak ortaya çıktı. Aslını İngilizce olarak yazdığım tüm şarkı sözlerini (11 adet) Türkçeye de tercüme ettim; aslı Türkçe yazılmış olan “Şaheserler Abidesi” isimli şarkıyı ise, albüm için “Monument of Miracles” adı altında İngilizceye çevirdim.

Şarkıların iskeleti ortaya çıkınca, şarkı düzenlemeleri dâhil, müzik direktörlüğü yapabilecek profesyonel bir kişi arayışına girdim. Orta öğrenimlerimizi aynı dönemlerde ve aynı okullarda yaptığımız Olcayto Ahmet Tuğsuz müzik tarzımı biliyordu. Ona danıştım. Bana önerebileceği tek kişinin Volkan Başaran olduğunu söyledi. Volkan büyük bir gitar ustası… Albümün müzik prodüktörlüğünü ve şarkıların düzenlemelerini yapmasının yanı sıra, her şarkıdaki tüm gitarları çalarak, albüme bu yönden de çok değerli katkısı oldu.
Sonunda, bir seneyi aşan bir uğraşıdan sonra, aşağıdaki şarkılar ortaya çıktı:

1) THE PATH (LOVE THROUGH AGES—Yol (Yaş Alan Aşk)
2) THANKFULNESS—Şükran
3) MOTORCYCLE RHYTHM—Motosiklet Ritmi
4) AN ANGEL ON EARTH—Yeryüzünde Bir Melek
5) HOW NAIVE I WAS…—Ne Kadar Safmışım…
6) ACROSS THE BALKANS—Balkanlar
7) MONUMENT OF MIRACLES—Şaheserler Abidesi
8) THE TRUE WONDER—Gerçek Şaheser
9) DEEP REGRET—Pişmanlık
10) LET’S LIVE THE FUTURE—Geleceği Yaşayalım
11) CHILDREN OF TALAS—Talas’ın Çocukları
12) YVONNE—Yvonne

Efsane The Beatles grubunun elemanlarından Paul McCartney, “Silly Love Songs” adlı şarkısında “You’d think that people would have had enough of silly love songs, but I look around me and I see it isn’t so…” (İnsanların şu aptal aşk şarkılarından usandığını sanabilirsiniz, fakat etrafıma bakınıyorum ve hiç de öyle olmadığını görüyorum…) dedikten sonra, bir aşk şarkısı söylemeye devam eder. Benim durumumda da öyle oldu: Şarkıların sekizi aşkın sevincini veya hüznünü ifade ederken, diğerleri motosiklet sürüşlerimi, gezi anılarımı, ana sevgisini ve Talas-Kayseri’de yatılı bir ortaokulu konu alan şarkılardan oluştu. Şarkıların kendi hikâyeleri her şarkının kendi sayfasında yer almaktadır.

Başta Volkan Başaran olmak üzere, bu albüme emeği geçen herkese candan teşekkürlerimi sunarım; minnettarım…

Şarkıları beğeneceğiniz umuduyla, sevgiler ve saygılar…

Mehmet GÜR